Haftanın Kahvesi


Kimileri yaşamın ayrıntılarda gizli olduğunu söylese de Chaplin "Hayat yakın çekimde trajedi, uzak çekimde ise bir komedidir," demiş. Belki de ufak şeylere çok kafa yorup büyük resmi kaçırıyoruzdur, ne dersiniz? Huzurlu bir hafta dileğiyle sevgili dostlar...

"Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti; eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan papalığa yükseleceksin.
Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım..."
Hayatta başarılı olduğunuzu kanıtlamak için genel geçer kriterlerin ve sıfatların altında ezilmektense, sevdiğiniz yolda yürüme cesareti gösterin sevgili dostlar. Kim bilir, belki siz de emekle ve sabırla sevdiğiniz alanın Picasso'su olabilecek kadar yeteneklisinizdir...
Yaşınız kaç olursa olsun, kendinizi keşfetmeye çalışın...
Hayırlı bir hafta olması dileğiyle...


Meşhur pazartesi sabahı kahvem bugün yer değiştirdi...
Hareketli ve yoğun günlerle geçen bir filmin son sahnesi ancak bu kadar keyifli olabilirdi...
Bu akşamki yorgunluk kahvesine baharatlı bir Nicaragualı ile yemekten önce kokteyl niyetine sevdiğim blendlerden, Amerikan Bourbon meşe fıçılarında yaşlanmış 18'lik chivas eşlik ediyor.
Ağız tadınız ve keyfiniz yerinde bir hafta sonu dilerken ya Adana'da ya da Alaçatı'daki festivallerden birine uğramayı ihmal etmeyin sevgili dostlar.


Güne başlamadan ayrı, işe başlamadan ayrı Türk kahvesi içen tüm dostlara günaydın...
İlk yudumla hayat aşılayan telve yalnız keyif anlarında değil, çalışırken de en büyük dost. Bugünkü kahvem de ofisten...

Huzurlu bir hafta dileğiyle...


• Emeksiz zenginlik
• Vicdansız eğlence
• Niteliksiz bilgi
• Ahlaksız ticaret
• İnsaniyetsiz bilim
• Özverisiz ibadet
• İlkesiz politika
Pasif direnişin lideri Gandhi'ye göre bizi yok edecek 7 ölümcül günah...
Peki sizce dünya artık bu alışkanlıklarından vazgeçebilir mi?

Huzurlu bir hafta olması dileğiyle sevgili dostlar...


Kahvenin de en az şarap kadar kıymetli ve ciddi bir tadım profili olduğuna inandığımdan, bu konuda yapılan eğitimleri, üçüncü dalganın estirdiği rüzgarı, renkli festivalleri, birbiri ardına açılan kahve dükkanlarını ve gençlerin çay kültürümüzün yanında buna da entegre olmasını hep mutlulukla karşıladım.
Ancak white chocolate mocha ve latte kuyruklarında sıra bekleyen, ristretto ile doppio'nun farkını açıklayabilirken makinesiz gerçek bir Türk kahvesi yapmanın inceliklerini bilmeyen bir nesli maalesef kabul edemiyorum...
Bu yüzden sizlerin de tek tuşla rahata alışmadan, çocuklarınıza cezve başında sabretmeyi ve bu güzel kültürü birkaç taşım kaynatmayı öğretmeniz dileğiyle...
Günaydın sevgili dostlar!
(Koleksiyonunda Kuzey Floransa'dan 1800'lere uzanan el yapımı bu zarif parçayı paylaşan sevgili @berataysal'a teşekkürlerimle...)


Topkapı sarayının ihtişamlı odalarında, sohbeti ve eğlencesi bir yana, en çok da kılıfına uygun bir dedikodu yöntemi olmasıyla benimsenmiş kahve falı için kâğıt gibi narin fincanları çevirip beklemeye koyulan sultanların muzip bakışlarındaki merak ve heyecan pırıltılarının aynısını, yüzyıllar sonra kendi gözlerimizde görmek sizce de hoş bir rastlantı değil mi?
Kültürümüzün en kıymetli parçası olan Türk kahvesi ritüelinin daha nice yıllar hayatımızda olması dileğiyle...
Günaydın sevgili dostlar!


Tasarımlarını çok beğendiğim İngiliz sanatçı Rory Dobner benim de düşkün olduğum old school dövmelerini anımsatan bu nefis mürekkep çizimi ile muhtemelen bir espresso tiryakisinin gönlünü çalmayı düşlüyordu...
Ancak ben o zincirleri Türk kahvesinin insanı kendine aşık eden kokusuna, tadına ve sohbetine bağlamayı tercih ettim.
Keyifli bir hafta olması dileğiyle sevgili dostlar...


Hatırı kırk yıldır, vadesi üç vakit, bulunur içmeye bir bahanesi...
Sabah kahvesi, akşam kahvesi, yorgunluk kahvesi derken, ne vakit içilirse içilsin, bunların içinde en kıymetlisi "ferah kahvesi"...
Eskilerin de dediği gibi, "ferah kahveleriniz olsun" sevgili dostlar!


Bazı zamanlar tek derdiniz "Çay mı, yoksa kahve mi içsem?" olur. Haftanın ilk ışıklarında ise bizim ince belli tavşan kanının hiç şansı yoktur. Zira Türk kahvesi davetkâr köpüğü ve buram buram kokusuyla çoktan sizi baştan çıkarmıştır.

Mutlu bir hafta olması dileğiyle...


"Ben hayatta dedikodu yapmam" diyenlerden misiniz?
Hadi gelin itiraf edelim, hepimiz ara sıra gıybet kazanının tatlı cazibesine kapılabiliyoruz. Bu muzip suça da çoğu kez bol köpüklü Türk kahvelerini şahit ediyoruz.
Ancak kahvenin tadı, o "ara sıra" sınırını aştı mı, kaçmaya başlıyor. Sonunda çevrenizde ekmek ya da su gibi dedikoduyla beslenen ve neredeyse bunun haricinde konuşacak başka bir konu bulamayan arkadaşlar oluşuyor...
Trajedi yazarı Corneille'in "Dedikodu, basit ruhlu insanların eğlencesidir" lafına meze olmamak için dozu iyi ayarlamak, dozu ayarlamak içinse kibir ve kıskançlıktan sıyrılıp önce kendi yolumuza bakmak, "kendin gibi ol" lafını etraflıca düşünmek gerek...
Çünkü emin olun daha öğreneceğimiz çok şey, keşfedeceğimiz çok yer, okuyacağımız çok kitap ve izleyeceğimiz çok oyun var...
Hepinize bol kahveli ve kulaklarınızın "iyi yönde" çınlatıldığı bir hafta dilerim sevgili dostlar!