Paris’in En Lezzetli Hamburgeri: Ferdi Restaurant


Koleksiyonun en sağlamı, zihinde toplananlardır

Paris’in En Lezzetli Hamburgeri: Ferdi Restaurant

Koleksiyoncu olmak ile kafayı sıyırmak arasında ince bir çizgi vardır.

Hatta kişi ne kadar obsesifse, o kadar iyi koleksiyoner olacağı söylenir.

Kimisi misafirlikte ağzını silmeye kıyamayıp çantasına sakladığı çiçekli peçeteleri, kimi karanlıkta sevdiceğinin elini tuttuğu sinema biletlerini, kimi sofrasına Müzeyyen Senar’ı da davet ettiği plakları, kimi imzası silinmesin diye çamaşır makinesinden sakındığı formaları, kimi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın gülebildiği texas tommiks’leri, kimisi de şişenin dibini görüp bozuk bir el yazısıyla not düştüğü mantarları biriktirir...

Ben de bu merak sayesinde binlerce long play, Pirelli takvimi, restoran menüleri, puro yüzükleri, tesbih, dolma kalem, her ülkedeki otellerden kapı kartları ve şampanya mantarlarının metal kapakları gibi kocaman hatıralarla dolu bir evde buldum kendimi.

Koleksiyonculuk, bazılarına göre deli işi olsa da, buna kulak asmamak gerekir. Nitekim ganimetleriniz ortaya döküldü mü, çoğu kez “Ne uğraşıyorsun yahu bunlarla?” diyenlerin bile gözleri hayranlıkla parlar, ardından da gıpta dolu bakışlar gelir. 

Hâl böyleyken, biriktirdiğiniz bu birbirinden tatlı nesneleri bir araya getirip bir de yanına Paris’in en iyi hamburgerini koyarsanız, önünüzde kuyruk oluşması da kaçınılmaz olur!

Küçük Bir Oyuncak Müzesi

Ferdi Restaurant, Mont Thabor caddesinde yer alan oldukça küçük bir mekân. İsmi sizi yanıltmasın, bizim Türk ismi Ferdi değil; “Ferdinand”ın kısaltılmış hâli. Başınız dönmüş bir vaziyette Louvre Müzesi’nden çıktığınızda, enerjinizi yerine getirmek için oldukça ideal bir yer.

Bilmeyenlerin bulmakta zorlanabileceği bu sokak arası lezzet durağı, kendinden büyük şöhrete sahip. Ünlü simaların da favorilerinden olan restoranda akşam 9’dan sonra yer bulmak imkânsız. Rezervasyonsuz gidecek olursanız, bizim gibi 19.00 – 19.30 civarında bir saati tercih etmenizi tavsiye ederim.

İçeride ancak 15-20 kişi ağırlayabilen mekânın kapısına da 3 ufak masa konmuş. Bu küçük ve sıkışık sayılabilecek sistem ise sanılanın aksine, insanı bunaltmayan cinsten. Zira bu da konseptin getirdiği bir samimiyet havası.

Duvarda hiç tanımadığınız insanların birbirinden eğlenceli siyah beyaz fotoğrafları, türlü türlü maskeler, kuklalar; barda, masanızın yanıbaşında belki de yüzlerce minik araba ve tavandaki ufacık boşluktan bile göz kırpan sayısız oyuncak...

Gözlerinizi bu oyuncak müzesi kıvamındaki atmosferden bir an olsun ayırabilirseniz, artık menüyü inceleyebilirsiniz.

Klâsik Meksika yemekleri tadabileceğiniz restoranın en popüler yiyeceği Mc Ferdi’s Burger. Yumurtalı bir versiyonu da bulunan hamburgerin yanında ev yapımı ketçap ve mayonez geliyor. Ekmeği ayrı, eti ayrı bir lezzete sahip olan hamburger, yediğim iyi hamburgerler listesine hemen adını yazdırıyor.

Menüden seçtiğimiz bir diğer yemek de chili cone carne. Aslen tarifin temeli yalnızca kurutulmuş et, iç yağ, acı biberden oluşur ve bu birleşim İspanyollar tarafından yolculuklarda kaynatıp yemek üzere yine kurutularak saklanırdı. Ancak günümüzde tenceredeki eski karışıma eklenen bol domates, fasülye, soğan ve yer yer sarımsak ile yeni bir lezzet ortaya çıkmış oldu. Ferdi’deki chili con carne de bu şekilde, üzerinde tacos, yanında ise pilav ve çeşitli soslarla birlikte geliyor.

Oldukça iyi İngilizce konuşan sıcakkanlı garsonları, işini sevdiği her hâlinden belli olan restoran sahibi, aynı duyguyu elinden çıkardığı harika yemeklerle gösteren eşi ve ilginç atmosferiyle Ferdi Restaurant’ı tanımlamaya tek kelime yeterli olabilir: keyifli!

Koleksiyonun en sağlamı, zihinde toplananlardır. Elinizdeki bira kapaklarını ya da uçak biletlerini atsanız da, asıl koleksiyon anılarınızda, gülüşünüzde, göz yaşınızdadır...

Gittiğim yüzlerce restoran arasında Ferdi de, zihnimde beni gülümsetenlerden biri olarak yer etti. Bu bakımdan bu eğlenceli mekânı sizlere de tavsiye ederim.

Özellikle de bir parça tebessüme ihtiyaç duyanlara ve henüz içindeki çocuğu öldürmemiş olan şanslılara...

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

 

 


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Jan: Göz Okşayan Bir Menü ve Atmosfer

Şık atmosferine rağmen misafirlere sunulan ev sıcaklığı

Maison De La Truffe: Gastronominin Kara Elması

Menüden yiyeceğinizi hangi trüfle süslemek istediğinizi seçebiliyorsunuz