Mürver: Karaköy’ün En Ateşli Restoranı


İstanbul Karaköy'de açık mutfak ve canlı ateş ile öne çıkan bir adres...

Mürver: Karaköy’ün En Ateşli Restoranı

Sevgili Yılmaz Öztürk, İzmir’de L’Escargot ile başlayıp Mancar ile devam eden lezzet yolculuğuna şahit olduğum, fikirlerini takdir ettiğim ve sevdiğim Egeli şeflerimizden biri.

Gastronomi serüveni onu İstanbul’a sürüklediğinde, klâsik bir iş otelinin terasına transfer olmayı kabul etmesini garipsediğimi itiraf etmeliyim. Ancak bizzat gidip konseptini inceleyince, yine kendine yakışanı bulmuş, dedirten bir manzara ile karşılaştım.

Mürver Karaköy’de başrol, restoranın ortasını mesken edinmiş açık ocağın. Sürekli canlı tutulan ateşle pişirilen veya tütsülenen etler, deniz mahsülleri, sebzeler restoranın sade fakat dolgun menüsünü beslemekte. Söz konusu menünün perde arkasında Mikla ile Türk mutfağının adını dünya arenasına taşımayı başaran şef Mehmet Gürs’ün danışmanlığı var. Tanışıp gözlemleme şansı bulduğum genç yeteneklerden sevgili Mevlüt Özkaya da ekibin parlayan yıldızı.

Denizden gelen misafirlerde kereviz saplı kalamar ile külde ahtapot, balzamikli sebzeler eşliğinde ortalamanın üstünde bir grafik çiziyor. Kuzu ilik ve dana pirzolanın yanında bir adım öne çıkan, ülkemizin önemli lezzetlerinden Trakya kıvırcık kuzu, yağ dengesi ve pişirilişi ile damağınıza gerçek bir kuzu etinin tescilini yapıyor. Yanında sumaklı tuzlu yoğurt, Antakya firik pilavı, acı günkurusu hoşafı ise keyifli ve geleneksel bir tablonun son fırça darbelerini oluşturuyor. Tatlılardan yanık sütlaç, sevgili Yılmaz’ın menülerindeki tanıdık ve hoş bir isim. Çikolata isimli sunum, Antep fıstığı ve çıtır hamur birlikteliği ile baklavaya göz kırpıyor. Bu kategorideki en keyifli tabaksa şüphesiz halka tatlısı, namı diğer kerhane tatlısı!

Konsept ve menü fikren çok başarılı olsa da restoranda dikkatimi çeken birkaç detay var:

Bunların ilki Yılmaz şefin et, sebze, deniz ürünü gibi farklı aromaları ve formları olan grupları aynı ızgarada, üst üste pişiriyor olması. Tamamen ayrı tatların birbirini tehdit etmesine yol açan düzenin acilen güncellenmesi gerekiyor. Açıldıktan kısa bir süre sonra gitmeme rağmen, ızgaraların normalden fazla yıpranmış olması ise düşünüdürücü...

Açık mutfak, Hong Kong’daki Caprice ya da Londra’daki Dinner by Heston Blumenthal gibi birçok iyi örneğini gözlemlediğin ve oldukça beğendiğim bir sistem. Ancak şeflik sanatına ve tabağınızın yolculuğuna şahit olmanıza fırsat sunan bu yerleşim şekli, Mürver’de boğazın manzarasına yenilmiş ve adeta güme gitmiş. Ortada açık mutfak şöleni sunmak gibi harika bir potansiyel varken, misafirlerin çoğu ne yazık ki Mürver’e terası için gidip manzaraya odaklanmakta..

İki değerli şefin geleneksel yemeklerimizi ve meze kültürümüzü şarapla eşleştirmesine dair bol ateşli bu senaryo, dilerim sonraki ziyaretlerimde kimliğimi oturtup sürdürülebilir bir profille karşıma çıkar.

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

www.murverrestaurant.com
Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi, İETT Karaköy Durağı 57-59, 34425 Beyoğlu/İstanbul
+90 212 372 07 50


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Çeşme’de Leziz Bir Söğüş Molası: Söğüşçüm

İzmir'in klâsik sokak yemeklerinde başı çeken söğüş, yemek için zaman tanımayan tatlardan biri...

Humusçu İbrahim Usta: Antakya’da Uğramanız Gereken Bir Lezzet Durağı

Antakya'da yöre halkı gibi kahvaltı etmek isterseniz, yolunu tutacağınız ilk adres Humusçu İbrahim Usta...