Horasan Balık Çeşme: Nihayet Kendine Yaraşır Yeni Yerinde!


Çeşme'de uzun zamandır severek gittiğim Horasan Balık, nihayet daha büyük bir mutfakta deniz mahsüllerini yorumlamaya başladı...

Horasan Balık Çeşme: Nihayet Kendine Yaraşır Yeni Yerinde!

Çeşme’de senelerdir her sezon sıklıkla ziyaret ettiğim ve tabaklarından keyif aldığım Horasan için gerek sahibi sevgili Ahmet’e, gerekse de sosyal medyada takipçilerime aktardığım tek kusur, restoranın üstün lezzetle süslenebilecek yoluna adeta taş koyan yer problemiydi. Çeşme kasaba içinde, sokak arasında, ufacık bir mutfakla denizi özetlemeye çalışan Ahmet’in yeteneğine güvensem de, bu şekilde bir gelecek görmediğimi çoğu kez dile getirmiştim. Nihayet geçtiğimiz günlerde, Horasan’ın kasaba girişinde, tam da benim bahsettiğim gibi hoş bir avlusu ve daha büyük mutfağı olan güzel bir eve geçiş yaptığını öğrenince ilk fırsatta ziyaretine gittim.

Turunç ve limon ağaçlarının altında, yaz mevsimini koklayabileceğiniz avlusu, ısınan havayla birlikte eminim keyifli bir hâl alacak. Büyüyen mutfakla birlikte genişleyen ızgara ise bu kez eskisinden daha zengin bir repertuar sunmakta.

Horasan Balık Çeşme

Torik Sashimi

Torik Sashimi

Somon Pastırması

Karides carpaccio, üzerine gezdirilen soğuk sıkım Ege zeytinyağı, limon kabuğu rendesi ve taze çekilmiş karabiber ile oldukça leziz bir versiyon. Ağızda eriyip giden torik sashiminin yanında bu işin klâsiği olan wasabi ve soya sosu var. Ancak Ege’nin incisinde olduğumuzu hesaba katarak, benim tercihim yine zeytinyağından yana...

Karides Carpaccio

Izgara Sepet Peyniri

Karides Tartar

Elbet sevenleri vardır; ancak balıkta çemen tadı ve dolayısıyla pastırma fikri benim pek de hoşuma gitmediğinden, kül üstünde tütsülenmiş somon pastırması – masanın kalanından topladığı büyük beğenilere rağmen –yalnızca tadına bakıp bıraktığım bir reçete. Izgara sepet peyniri geleneği bozmayan bir lezzet bombasıyken; avokado, çilek ve acı biberle yakıştırılan karides tartar, damağı şaşırtan, başyapıt derecesinde yaratıcı bir kombinasyon olmuş.

Izgara Sardalya

Izgara Sardalya

Izgara Sardalya

Bu sıfatı hak eden bir diğer isim; zeytinyağı, yeşillikler ve bol sarımsakla ızgaranın koynuna atılan sardalya şiş. Nar gibi kızarmış balığın suyu, üzerinde servis edildiği ekşi maya ekmeğin çıtırlığını sabote ettiğinden, ben direkt sade şekilde keyfini çıkaranlardan oldum. Balık kontenjanında harikalar yaratan barbun da, dışı çıtır, içi sulu formuyla ritüele uygun şekilde elle yenerek hafızalarda yer eden bir diğer lezzet. Finalde sahne, Horasan’ın imza tabağı olan ve denizin güzelliklerini film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçiren böcekli tagliatelle’in. Bu erken yaz provasında kahvemize eşlik eden tatlıysa, sevgili Ahmet’in kendini geliştirme amaçlı gittiği San Sebastian seyahatlerinden miras kalan Donostia usulü cheesecake’ten başkası değil.

Barbun

Barbun

Tagliatelle

San Sebastian Usulü Cheesecake

Bana göre Ahmet, sezonu erken açmakla oldukça akıllıca bir iş yapmış. Nitekim denediğim yemekler, senelerdir bildiğim lezzetinden bir nebze düşük performans sergiliyordu. Yılların alışkanlığını bırakıp yeni bir mutfağa geçmenin, bir süre adaptasyon payına muhtaç olduğunu farkındayım. Bu yüzden Horasan’ın yaza kadarki süreçte elini iyice alıştırıp eskisinden de başarılı bir menü ortaya koyacağına şüphem yok!

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Çeşme’de Leziz Bir Söğüş Molası: Söğüşçüm

İzmir'in klâsik sokak yemeklerinde başı çeken söğüş, yemek için zaman tanımayan tatlardan biri...

Humusçu İbrahim Usta: Antakya’da Uğramanız Gereken Bir Lezzet Durağı

Antakya'da yöre halkı gibi kahvaltı etmek isterseniz, yolunu tutacağınız ilk adres Humusçu İbrahim Usta...