Gwen: Ülkemizdeki Sözde “Etçilerin” Gitmesi Gereken Bir Los Angeles Durağı


Geleneksel kasaplık ritüellerinin şık bir ambiyansla birleştiği Gwen, gerçek et peşindeki lezzet düşkünlerinin es geçmemesi gereken bir LA restoranı...

Gwen: Ülkemizdeki Sözde “Etçilerin” Gitmesi Gereken Bir Los Angeles Durağı

Sosyal medya son zamanlarda, eti anlamsız gösteriler eşliğinde kesmeye çalışan şeflerle, bu güzelim etleri tereyağ içinde fokurdatarak farklı olmaya çalışan (!), aslen malzemeyi mundar edip şaklabanlıktan öteye geçemeyen “steakhouse” uzantılı restoranlarla dolup taşıyor...

Los Angeles’ta, Hollywood’un meşhur Sunset Bulvarı’na konuk olan Gwen ise, civardaki bir yıllık tecrübesine rağmen çabucak saygınlık kazanmış, olması gerektiği gibi esaslı bir et dükkânı.

Restoran, çocukluklarında Avusturya’daki anneannelerinin çiftliğinde hayvanlarla haşır neşir olup emekle şekillenen bu zorlu süreci gözlemleyerek ilham bulan Curtis ve Luke kardeşlerin yönetiminde. Zaten restorana da bu masalın kahramanı büyükanne Gwen’in ismini vermişler.

Geleneksel kasaplık ritüellerini, oldukça şık ve bir o kadar mistik bir ambiyansla birleştirip hem Los Angeleslılara iyi et temin edebilmeyi, hem de ziyaretine gelen misafirlere olması gerektiği gibi leziz bir et deneyimi sunmayı hedefleyen mekân, satış yapılan zengin bir market reyonu ile restoran bölümlerinden oluşuyor.

İçeriye adım atar atmaz, yüksek tavandan süzülen devasa kristal avizeler, bin bir seçenekle göz dolduran dry aged dolapları ve tüm bu senaryonun müsebbibi, Arjantin usulü “asador” dediğimiz, açık odun ateşiyle dans eden ızgara dikkatinizi çekiyor.

Yaklaşık 20 masalı mekan, 80 kişiyi ağırlamakta. 10 tabaklık tadım menüsünün (185$) yanında A La Carte menüden de seçim yapmak mümkün.

Benim o gece soframda ağırladığım isimler arasında, sarıkuyruk balığı ve ahtapot orta üzeri bir performans sergilese de, elbette masanın yıldızı mekânın uzmanlığını konuşturduğu Avustralya Blackmore wagyu idi!

Flat iron olarak, ince dilimler hâlinde gelen et için – Japonya’da yediklerimi ayrı bir yerde tutarak – Kuzey Amerika’da denediklerimin en iyisi, dersem abartmış olmam! Etin içinde saklı tüm aromaların kilidini açmayı başaran Gwen, doğru pişirme tekniği ile hem New York’un meşhur steakhouse’çusu Peter Luger’i, hem de Wolfgang Puck’ın dünya çapında zincir hâline gelen Cut’ını sollamış gözüküyor. Bu nefis ete eşlik eden yerel California şarapları ise şaşırtıcı güzellikte bir harmoni sunuyor. Durum böyleyken yemeğin sonunda diyebildiğim tek şey “Keşke ülkemizde etçi diye geçinen tüm tayfa, burada yemek yiyebilse,” oldu.

Gwen, benim için lezzet, servis, hijyen, ambiyans, misafir profili ve daha birçok bakımdan sınıfı yıldızlı pekiyi ile geçen bir akşam yemeğine imza attı.

Sofrasında şov değil, gerçek bir et görmek isteyen dostların mutlaka LA listesine almasını tavsiye ederim.

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

6600 Sunset Blvd, Los Angeles, CA 90028, ABD
 +1 323-946-7500


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Uludağ Kebapçısı Cemal Cemil Usta: Değişmeyen Bir Bursa Klâsiği

Son yıllarda büyük şehirlerin tam bir restoran mezarlığına dönüştüğünü göz önünde bulundurursak, birkaç kuşak atlamış lokantaların mutfağımız için elmas değerinde olduğunu söylemek hiç de abartılı bir ifade olmaz.

Gratitude: Los Angeles’ta Vegan olmak

Vegan beslenmenin gittikçe popülerleştiği Los Angeles'ta, renkli ve leziz bir seçenek...