Esnaf Lokantası: Gerçek Bir Türk Lokantası


Türk mutfağının geleneksel tatlarına saygı duyan tüm dostlara tavsiye ederim

Esnaf Lokantası: Gerçek Bir Türk Lokantası

Türk mutfağını dünya arenasına taşıyacak adımların yemeklerimize yapılacak yerinde ve ölçülü modern dokunuşlar olduğunu her fırsatta söylesem de, esnaf lokantalarının da özünü koruması gerektiğini savunan, bu sebeple de fırsat buldukça sokak aralarında dolaşıp Türk mutfağının temel yapı taşı olan bu ufak mabetleri ziyaret etmeye çalışan biriyim.

Geçtiğimiz günlerde sevgili dostum Bülent Akgerman’ın çok yerinde bulduğum kararıyla İzmirli Chaîne des Rôtisseurs üyelerini topladığı, sevgili Nedim Atilla’nın da menüdeki katkılarıyla hoş bir geceye imza attığı Esnaf Lokantası Kemeraltı’nın bu kıymetli lokantalarından biri.

Mutfakla 1990’lı yılların başında buluşan, babasından aldığı eli yaklaşık 15 yıl Kemeraltı’nın bir diğer önemli ismi Bizim Lokanta’da, Mehmet Usta’nın yanında sürdüren, ardından da Esnaf Lokantası’na lezzet katmaya başlayan Mahmut Usta, Murat Bey’le birlikte gerçek esnafın gelip yemek yiyebileceği, uygun fiyata bol kepçe, temiz ve geleneksel yemekler yapmak için yola çıkmış. Mahmut Usta’nın usta sıfatına hakkını veren, muazzam bir göz kararı var. Nitekim sofranıza getirdiği yemekler için hiç tuz, karabiber, acı, limon, sirke takviyesine ihtiyaç duymuyorsunuz.

50 kişilik kapasitesi olan lokantanın en yoğun müşterileri kadınlar, en meşhur yemeği ise ayak paça çorbası. Pazartesi ve Çarşamba günleri çıkarılan bu çorba için hiç tereddüt etmeden hayatımda içtiğim en iyi ayak paçalardan biri, diyebilirim! Usta titizlikle temizlediği paçaları 10-12 saat kaynatıyor, böylece et ve kemik direkt birbirinden ayrışıyor. Çorbanın üzerinde oluşan jel, diz kapaklarında bulunan jelle benzeştirildiğinden, eklem ve diz ağrısı olanlar için de oldukça faydalı. Hatta Murat Bey “Çorbayı doktor reçetesi olmayana vermiyoruz,” diye takılıyor.

Esnaf Lokantası’ndaki bir favorim de işkembeli nohut. Kökleri Girit’e dayanan tarif burada Trabzon tereyağı ile yaklaşık 12 saatte pişiriliyor. Menüde her gün görebileceğiniz demirbaş bir tat. Ege’nin çeşit çeşit otları arasında en başarılı bulduğum yemekse kuzu etli, terbiyeli şevketibostan. Mekanda kullanılan kuzular Ödemiş, Tire ve Bayındır’dan yaklaşık 10 kilo olacak şekilde seçiliyor. Cuma günleri çıkan atom kokoreç de bu süt kuzulardan hazırlanıyor.

Samsun’dan gelen özel fasulyenin kullanıldığı zeytinyağlı fasulye pilaki taze dereotu, nane ve kırmızı biber ile adeta tablo gibi sunuluyor. Şu sıralar lokantanın en ilginç tadı ise çağla badem. Zeytinyağlı hazırlanan yemek aynı enginar gibi pişiriliyor. Denemediyseniz öneririm.

Tatlının kaynağı Adapazarı’ndan getirilen kestane kabağı. İnek ve koyun sütü karışımı nefis bir kaymakla sunulan kabak tatlısı bu güzel Türk mutfağı resitalinin de son notası.

Esnaf Lokantası’nda sabah saat 8.00’de dolmaya başlayan tezgâh, 17.00 civarı boşalıyor. Burayı yalnızca yolu Kemeraltı’na düşen İzmirlilere değil, Türk mutfağının geleneksel tatlarına saygı duyan tüm dostlara tavsiye ederim.

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

876 Sokak No:45 Hisarönü
(Kızlarağası Hanı yanı, Kahveciler Sokağı)
0232 484 54 83


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Çeşme’de Leziz Bir Söğüş Molası: Söğüşçüm

İzmir'in klâsik sokak yemeklerinde başı çeken söğüş, yemek için zaman tanımayan tatlardan biri...

Humusçu İbrahim Usta: Antakya’da Uğramanız Gereken Bir Lezzet Durağı

Antakya'da yöre halkı gibi kahvaltı etmek isterseniz, yolunu tutacağınız ilk adres Humusçu İbrahim Usta...