Chef’s Table At Brooklyn Fare: New York’un Gizli Yıldızı


New York’un rengarenk graffitilerle süslü gözde semti Brooklyn'deki gizli cevher...

Chef’s Table At Brooklyn Fare: New York’un Gizli Yıldızı

New York’un rengarenk graffitilerle süslü gözde semti Brooklyn, son yıllarda art arda açılan hoş restoranları ile mutfağını da keyifli ve çekici bir hâle sokmaya başladı!

Bu konuda en çok dikkatimi çeken yerlerden biri olan Chef’s Table at Brooklyn Fare’e nihayet geçtiğimiz ay uğrama şansı buldum. Farklı bir konsepte sahip mekan, Brooklyn’in 3 yıldızlı tek restoranı. Eski bir kompleksin altında, “Acaba yanlış yere mi geldim?” sorusunu sorduracak derecede sade bir girişin ardından, sizi tamamen çelik, endüstriyel bir mutfak ve bunu “U” şeklinde çevreleyen 18 sandalye karşılıyor.

Japon mutfağını Fransız teknikleri ile yorumlayan Şef Cesar Ramirez, gördüğüm en alçak gönüllü şefler arasında. Mutfağa zaman zaman Latin Amerika esintileri de katan şef, misafirlerin hepsiyle bire bir ilgilenmeye çalışırken, gerektiğinde servis elemanı gibi kirli tabakları taşıyacak kadar da mütevazi biri.  Günlük ya da haftalık olarak değişebilen 15 tabaklık tadım menüsü, gastronomi tutkunları için restoranın ismi ve konseptiyle uyumlu bir sürpriz.

Porsiyonlarında malzemeyi benzer restoranlara göre hayli cömert kullanan şef; brioche ekmeği üzerine konan Trüflü Hokkaido deniz kestanesi, şampanyayla hazırlanan sabayon sosla sunulan osetra havyarı, somon havyar ve turp dilimlerine sarılmış karides ile geceye başlıyor.

Mevsim sebzeleri salatası ve mantarlı, brüksel lahanalı kalkan balığının ardından gelen et yemeklerinde ise A5 Miyazaki bifteği, Wagyu’nun kalite referansıyla yine misafirleri şaşırtmazken, şefin eti kararında pişirmesiyle lezzetini katlıyor. Beraberindeki ördek göğsü de çok az pişmesine rağmen lokum gibi yumuşacık. Yanında yine ördekle doldurulmuş bir shishito biberi dolması var.

Günün tatlısı Güney Amerika topraklarından konuk olan çarkıfelek meyvesi (passion fruit) ile dondurulmuş çikolatalı sufle. Ağzınıza attığınız an eriyen yumuşacık dokusu ile klâsik sufleden ayrılan tabak, özgün bir yoruma sahip.

Restoranın “Wine Spectator” tarafından 2015’in en iyisi seçilen kavı, çoğunluğu yerel şaraplar olmak üzere Kaliforniya, Meksika, İspanya, Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya’dan da hoş isimler barındırıyor.

2 saatlik tadım menüsü ile gece boyu 3 partide, toplam 27 konuk ağırlayan restoran, rezervasyonları 6 hafta önceden kabul ediyor. Brooklyn’deki yeni yemek akımını gözlemlemek ve çeliklerle kaplı bir mutfağın nasil samimi bir restorana dönüşebileceğini görmek isteyen dostlara Ramirez’i ziyaret etmelerini öneririm!

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun!

www.brooklynfare.com/pages/chefs-table
200 Schermerhorn St, Brooklyn,
NY 11201, Amerika
+1 718-243-0050

 


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Gratitude: Los Angeles’ta Vegan olmak

Vegan beslenmenin gittikçe popülerleştiği Los Angeles'ta, renkli ve leziz bir seçenek...

Catch: Hollywood Semalarında Romantik Bir Teras

Hafta sonları güneşin, doğanın, manzaranın ve deniz ürünlerinin tadını çıkarabileceğiniz nefis bir Los Angeles adresi...