Amanda Bravo: İstanbul’da Bistronomi Kültürü


Salaş ve keyifli ortamlarda hem yerel, hem yaratıcı mutfakları deneyebileceğiniz bistronomi kültürünün İstanbul'daki temsilcisi Amanda Bravo'da şef İnanç Baykar basit ama bir o kadar etkileyici tabaklara imza atıyor...

Amanda Bravo: İstanbul’da Bistronomi Kültürü

2014’ün son demlerinde, İstanbul’un huzur vaadeden semti Emirgan’da, lezzet de vaadedebilmek için kapılarını açan Amanda Bravo, iki genç kadının eli değmiş, keyifli bir öğle durağı. Melis Korkud ve İnanç Baykar önderliğinde, mevsiminde tezgahtan bulduklarıyla doğaçlama, samimi, basit, bizden, ama bir o kadar da farklı tabaklar çıkaran ikili; benim de çok sevdiğim ve gastronominin geleceğini yönlendireceğiniz düşündüğüm bistronomi akımına hizmet ediyor.

Sezar soslu ızgara yedikule marul salatası çok hoşuma giden bir başlangıç oldu. Ege’nin yeşiline bürünmüş sağlık dolu diğer bir tabahta harissa ıspanak kökleri, şekli meşhur havyarı andırdığından beluga cinsi denen mercimekle bir araya gelmiş. Labne peyniriyle birlikte çok basit, ancak bir o kadar da keyifli bir reçete ortaya koymuş. Zaten bistronomi mantığı da biraz bu yönde; basit bileşimlerle lezzeti tutturmak, makyaj odaklı değil, sonuç odaklı olup damağın keyfine bakmak...

Lübnan mutfağına göz kırpan, ince bulgur, maydanoz ve taze soğan birlikteliğindeki tabule yatağına serilmiş ciğer dilimleri enfes. Pekmezin ete verdiği güzellik damağınızda gülümsemeye yol açıyor. Kokoreç cenneti İzmirimden uzakta, tam da ağzıma layık bir fırın kokoreç bulmam ise hoş bir sürpriz! Yeşillik ve tüm baharat ordusuyla arzı endam eden kokorecin partneri tarhunlu nohut.

Ziyaretimde en keyif aldığım tabak, açık ara fırın karnıbahar, fıstıklı kıyma, yumurta ve süzme yoğurttan oluşan sunum. Ekşi maya ekmeğin eşlik ettiği yemek için sevgili İnanç şefe ufak tavsiyem; sebzenin dişe gelirliğini iyi dengelemesi. Bu pratik başyapıta poşe yumurta da epey yakışır düşüncesindeyim...

Araya reklam niyetine giren Datça çağla bademi keyifli bir ikram. Devamında mega papardelle ya da lazanya yaprağını andıran ev yapımı bir makarna, kulağa aykırı gelse de bisque sos içerisinde karides ve sucuğu yan yana getirmiş. Ege Tire sucuğu andıran baharatlı sucuk, chorizo mantığıyla tabağa aroma vermesi için kullanılmış. Dişe gelen bezelye ve çam fıstıkları keyifli birer ayrıntı. Algıda 1-0 geride başlayan tabağın pozitif bir hava yakaladığını söyleyebilirim. Dana kaburga papara konusunda, iyi kaburgayı ülkemizde pek az yerde yediğimi, Amanda Bravo’da tattığımın yeterince ağızda dağılan, çekici bir formda olmadığını itiraf etmeliyim.

Tatlı faslındaki tercihim baklava yufkasına sarılı dil peyniri harika bir lezzet. Farkı, üzerine kondurulan tatlı-acı chili biber reçelinde. Bana kalırsa tatlının dominantlığını örtmek üzere daha acı bir reçete hazırlanabilir.

Butik yerel şaraplarla eşleştirilen menüsüyle Amanda Bravo, hem midenize, hem damağınıza, hem de kalbinize dost bir seçenek...

Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun...

Reşitpaşa Mahallesi, Emirgan Sk. No:20, 34467 Sarıyer/İstanbul
 +90 212 277 15 16


Bu Yazıyı Paylaş


İlginizi Çekebilir


Humusçu İbrahim Usta: Antakya’da Uğramanız Gereken Bir Lezzet Durağı

Antakya'da yöre halkı gibi kahvaltı etmek isterseniz, yolunu tutacağınız ilk adres Humusçu İbrahim Usta...

Fasülyeli: Kuru Fasulye ile 24 Farklı Tarif

Bursa Nilüfer'deki Fasülyeli, iki kardeşin kuru fasulyeyi bin bir türlü lezzete soktukları keyifli bir esnaf lokantası...